Kriminal Neyi İnceler?
Bazen hayat sana her şeyin yolunda olduğunu düşündürür, sonra bir gün bir şey olur ve dünyan alt üst olur. İşte o an, Kayseri’nin karanlık sokaklarından birinde, küçük bir mahallede gerçekleşen olay gibi. Gerçekten hatırlamıyorum, bir sabah güneşli bir günde mi başlamıştı, yoksa karanlık bir gecede mi? Ama bir şey hatırlıyorum: O an, bir suçun gizemi içime yerleşti ve bir soru takılıp kaldı zihnime: Kriminal neyi inceler?
Bir Çıkmazın Başlangıcı
Kayseri’nin o mahallesinde, herkes birbirini tanır. Komşular, dostlar, hatta sokakta oynayan çocuklar bile seni tanır. Her şey sıradan gibi görünüyordu, tıpkı o sabahın başındaki gibi. Ama sonra bir haber geldi: Bir kadının kaybolduğunu duydum. Kimse kaybolmuştu demiyordu, kimse kaybolan kadının bulunmasının ne kadar zor olduğunun farkında değildi.
Beni en çok etkileyen, o kadının yaşamına dair hiçbir şeyin ortada olmamış olmasıydı. Bir sabah evden çıkıp bir daha dönmemişti. Hiçbir iz bırakmadan kaybolmuştu. Bu, birinin kaybolması kadar basit, ama bir o kadar da karmaşık bir şeydi. Kafamda yüzlerce soru vardı: Neredeydi o kadın? Nerede kayboldu? Kimse bir şey bilmiyordu, ama bir şeyler hissetmeye başlamıştım. O kadının kaybolmuş olmasının bir anlamı olmalıydı.
O An Kriminal Ne İnceler?
Kaybolan kadının gizeminin ardında, kriminalin dünyasına dair birçok şeyi düşündüm. Bir şeylerin eksik olduğunu fark ettim. Kriminal, sadece bir suçun çözülmesinden ibaret değildi. O, kaybolan birinin ardında bıraktığı tüm izleri takip etmeye çalışmaktı. Herhangi bir suç, bir kayıp ya da garip bir durum, aslında bir bulmacanın parçaları gibiydi. Ve kriminalin rolü, bu bulmacayı çözmekti.
İlk başta yalnızdım, tabii ki. Mahalledeki herkes gibi benim de aklımda kaybolan kadına dair teoriler vardı. Ama gerçek bir cevap yoktu. Kriminalin neyi incelediğini merak ediyordum. Bu, sadece bir kayıp olayı mıydı, yoksa daha derin, daha karanlık bir şeyin işareti miydi? O an, dedektiflerin işinin sadece suçu çözmekten çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Kriminal, sadece delilleri takip etmekle kalmaz, o kaybolan insanın psikolojisini, toplumun o kişiye dair hislerini, hatta yaşadığı çevreyi incelerdi.
O Gecede Yaşadığım O Hissiyat
Gece çökmeye başladığında, mahalle sakinlerinin kaybolan kadına dair söyledikleriyle kulaklarım doldu. Herkes bir şeyler söylüyordu, ama hiçbiri kesin bir bilgiye sahip değildi. Kadının son birkaç gündür garip hareketler yaptığı söylentisi yayılmaya başladı. Birileri onun bir sırra sahip olduğundan bahsediyordu, ama kimse bunu kanıtlayamıyordu. Yavaş yavaş, olayı çözmek için bir şeyler yapmam gerektiğini hissetmeye başladım. Ne kadar bir iz bulabilirdim? Ya da belki… belki bir şeyleri yanlış anlamıştım?
İşte o anda, kriminalin neyi incelediğini bir kez daha düşündüm. Bir kaybolan kadının ardında, sadece suçu incelemek yetmezdi. O kadının geçmişi, çevresi, kimlerle ilişkileri, tüm bunlar da suçun çözülmesinde birer anahtar gibiydi. Benimle birlikte bu gizemi çözmeye çalışacak bir dedektif ya da polis yoktu. Sadece bir parça umut vardı ve o, adım adım kaybolan kadının izini sürmemi sağladı.
Bir Sonraki Adım: Gerçekler ve Çözüm
Ertesi sabah, mahalleye gelen kriminal ekiplerinin çevreyi incelediğini gördüm. Bir anda içimde bir huzursuzluk belirdi. Onlar da bana benziyordu; yalnızca doğru cevapları arıyorlardı. Belki de o kadın kaybolmuştu, belki de aradıkları şey başka bir şeydi. Ama bir şey netti: Kriminal, suçu incelemekle yetinmiyor; toplumun dinamiklerini, insanların ruh halini, gizli kalmış hikayelerini de anlamaya çalışıyordu.
Benim için o an her şey daha farklıydı. Kriminal neyi inceledi? Suçu mu, kaybolan kadını mı, yoksa kaybolan kadının kaybolduğu toplumu mu? Cevap aslında basitti: Kriminal, her bir parçayı, her bir küçük detayı, en büyük gerçeği bulana kadar inceledi. Ve belki de bazen, olaylar çözülemeyecek kadar karmaşıktır. Ama yine de o arayışın içinde kaybolmamak, çözümü bulma çabası, insanı hayatta tutan tek şeydi.
Sonunda, kaybolan kadının izini sürerken kendimi bir dedektif gibi hissettim. İçimdeki hayal kırıklığı, çözüm için gösterdiğim çaba ve nihayetinde kazandığım küçük zaferler bana hayatın ne kadar belirsiz olduğunu hatırlattı. Gerçeklerin peşinden sürüklendim ve kaybolan kadının gizemi, belki de benden bir adım daha uzaktı. Ama bu yolculuk, bana sadece bir sorunun cevabını değil, hayatı daha derinden anlamayı da öğretti. Kriminal, sadece suçları çözmekle kalmaz; insan ruhunun derinliklerinde kaybolmuş, izleri bile silinmiş olayları inceleyerek, her bir gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır.