Mersin Gülnar Pazarı Hangi Gün? Edebiyatın Dönüştürücü Gücüyle Bir Keşif Kelimeler, bir anlam taşır ama aynı zamanda çok daha fazlasını barındırırlar. Onlar, sadece birer araç değil, birer yaşam biçimidir. Her sözcük, yeni bir dünyanın kapılarını aralar, her cümle bir yolculuğa çıkarır bizi. Aynı şekilde, bir pazarın adı, sadece bir alışveriş yeri olmanın ötesine geçer; içinde köklü tarihleri, kültürel birikimi ve toplumsal ilişkileri barındırır. Mersin Gülnar Pazarı, dışarıdan bakıldığında sadece bir pazaryeri gibi görünse de, aslında bir edebiyatçı için derinlemesine bir incelemeyi hak eden, halkın yaşamını yansıtan ve toplumsal ilişkilerin izlerini taşıyan bir mekandır. Bu yazı, işte tam da bu yüzden,…
6 YorumKategori: Makaleler
Işitsel Görsel Nedir? Duyuların Kesişiminde Yeni Bir Anlatı Dili Giriş: Duyuların Ortasında Bir Kavram Görmek ve duymak, insanın dünyayı algılama biçiminin iki temel ayağıdır. Işitsel görsel kavramı, bu iki duyu alanının birleşim noktasında yer alır. Günümüzde medya, eğitim, sanat ve psikoloji gibi alanlarda kullanılan bu terim; yalnızca bir görüntü veya ses değil, ikisini birlikte deneyimleme biçimi olarak tanımlanır. Bu yazı, kavramın tarihsel gelişimini, teknolojik dönüşümünü ve güncel akademik tartışmalarını ele alır. Tarihsel Arka Plan: Sinemadan Deneyime Işitsel görsellik düşüncesi ilk kez 20. yüzyılın başında, sinemanın ortaya çıkışıyla birlikte anlam kazandı. Sessiz filmlerde bile, gösterim sırasında piyanistlerin sahneye eşlik etmesi, görselin…
6 YorumHisteri Nasıl Anlaşılır? Psikolojik Bir Mercekten Derin Analiz Bir psikolog olarak insan davranışlarını gözlemlerken en çok ilgimi çeken şeylerden biri, duyguların bedene nasıl tercüme edildiğidir. Bazı insanlar sözcüklerle ifade edemediklerini bedenleriyle anlatır; kimi zaman ağrı, kimi zaman bayılma, kimi zaman da ani duygusal patlamalarla… İşte bu gizemli tablo, yüzyıllardır psikolojinin dikkatini çeken bir kavrama işaret eder: Histeri. Gelin, histerinin derinliklerine inelim. Bu sadece bir “aşırı tepki” değil; zihin, beden ve toplumun birlikte dans ettiği karmaşık bir psikolojik süreçtir. Histeri Nedir? Kısa Bir Psikolojik Tanım Histeri, duygusal çatışmaların fiziksel ya da davranışsal biçimde dışa vurulmasıdır. Kişi çoğu zaman yaşadığı duygusal sıkışmayı…
4 YorumGülbank Nasıl Yazılır? Edebiyatın Dilinde Dua ve Anlamın İnşası Kelimelerin, yalnızca ses değil; birer ruh taşıyıcısı olduğuna inanan bir edebiyatçı için “gülbank” kelimesi, adeta sözün kutsallaştığı bir kapıdır. Çünkü bir gülbank yazmak, sadece bir dua kaleme almak değil; duygunun, inancın ve anlamın kelimelerle dokunmuş hâlini yaratmaktır. Her hece, insanın iç dünyasından süzülerek topluluğun ortak bilincine karışır. Bu yüzden “Gülbank nasıl yazılır?” sorusu, aslında “Kutsal olanı kelimeye nasıl dönüştürürüz?” sorusuyla eşdeğerdir. Gülbank: Sözcüklerin Dua Formuna Bürünüşü “Gülbank” kelimesi Farsça kökenlidir: gül (gülmek, ses, sesleniş) ve bank (yüksek ses, nida) birleşiminden doğar. Ancak edebi anlamda gülbank, yalnızca yüksek sesle söylenen dua değildir;…
8 YorumKalp Çarpıntısı Tehlikeli mi? Panik Satıcılarına Değil, Kanıta Kulak Ver Net konuşalım: “Strestir, geçer.” Kalp çarpıntısına verilen bu otomatik cevap; kimi zaman hayat kurtaran tetkikleri geciktiriyor, kimi zamansa gereksiz panik ve test sarmalına sürüklüyor. Benim iddiam şu: Kalp çarpıntısını ya hafife alıyoruz ya da abartıyoruz. İkisi de yanlış. Çarpıntı çoğunlukla zararsızdır, ama bazı durumlarda doğrudan acil işaretidir; ikisini ayırmanın yolu da sakin akıl ve bilimsel ölçüttür. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Çarpıntıların çoğu iyi huyludur; ancak göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma, uzun sürme/tekrarlama ya da düzensiz-çok hızlı ritimle birlikteyse acil değerlendirme gerekir. Aritmiler (özellikle AF) inme riskini artırabilir. Kanıtla ilerleyin. ([Mayo Clinic][1]) Mitler ve…
8 YorumGöz Tembelliği Kaç Derecedir? Kültürel Bir Görme Biçiminin Antropolojisi Bir antropolog olarak dünyanın farklı köşelerinde insanların nasıl gördüğüne, bakışın sadece biyolojik değil, aynı zamanda kültürel bir pratik olduğuna tanıklık etmek her zaman büyüleyicidir. Görmek, sadece ışığın gözdeki retina üzerine düşmesi değil; aynı zamanda bir anlam üretme sürecidir. Göz tembelliği (ambliyopi) bu anlamda yalnızca bir görme bozukluğu değil, aynı zamanda toplumların “algı kusurlarını” da sembolize eden güçlü bir metafordur. Antropolojik Bir Gözle: Görme Dereceleri ve Kültürel Algı Tıbbi olarak göz tembelliği, genellikle üç dereceye ayrılır: hafif, orta ve ileri düzey. Ancak antropolojik bir bakış açısıyla bu dereceler sadece görsel değil, sembolik…
6 YorumGüç, İletişim ve İktidar Alanı: “Görüntülü Sohbet Ücretli mi?” Sorusunun Siyasal Anatomisi Bir siyaset bilimci olarak, her ilişki biçiminde – ister devletle vatandaş, ister bireyler arasında olsun – bir güç ilişkisi bulunduğuna inanırım. Günümüzün dijital dünyasında bu güç, yalnızca parlamentolarda, şirketlerde ya da meydanlarda değil; ekranlarda da şekilleniyor. “Görüntülü sohbet ücretli mi?” sorusu ilk bakışta teknik ya da ekonomik bir mesele gibi görünse de, aslında iletişim, özgürlük ve toplumsal eşitlik üzerine düşündüren politik bir sorudur. Çünkü her ücretli erişim, bir güç mekanizmasının varlığını ima eder. Dijital Alan: Yeni İktidar Sahası Modern siyaset kuramları, gücün sadece devlet tarafından değil, bilgi, teknoloji…
8 Yorum“Gurur Duydum” Nasıl Yazılır? Dil, Duygu ve Varlık Arasında Felsefi Bir Yolculuk Giriş: Filozofun Kalemi ve Duygunun Dili Bir filozof için her kelime bir varlık sorusudur. “Gurur duydum” cümlesi, yalnızca bir duygu ifadesi değil; aynı zamanda benliğin kendini tanıma biçimidir. Bu ifade, dilde basit bir birleşmeden ibaret görünse de, ardında etik bir tavır, epistemolojik bir farkındalık ve ontolojik bir öz-bilincin yankısı yatar. “Gurur duydum nasıl yazılır?” sorusu, yüzeyde dilbilgisel bir merak gibi görünür; ama derinlerde “gururun nasıl yaşandığı” ve “benliğin kendini nasıl ifade ettiği” üzerine düşünmeye davet eder. Dil ve Anlam: “Gurur Duydum”un Yazılışındaki Felsefi Duruş Türkçede doğru kullanım “gurur…
Yorum BırakHarp Ne Anlamına Gelir? Bir Kalbin Savaş Günlüğü O gece, gökyüzü sessizdi. Rüzgâr bile bir şeyleri bekliyor gibiydi. Eski bir radyodan yankılanan cızırtılı ses, “Harp başladı,” dediğinde herkesin içinden aynı yankı yükseldi: “Yine mi?” Ama bu hikâyede bahsettiğimiz harp, silahların değil, insanların içindeki çatışmaların hikâyesi olacak. Harp: Dışarıda bir kavga, içeride bir yankı Harp kelimesi, sözlükte “savaş” anlamına gelir. Fakat gerçekte harp, sadece top sesleriyle değil, sessizlikle de yankılanır. Bazen bir evin içinde başlar; iki insanın kalbinde büyür, iki farklı dünyayı karşı karşıya getirir. Bir tarafta, her şeyi çözmek isteyen bir adam: Murat. Düzenli, planlı, stratejik düşünen bir mühendis. Onun…
Yorum BırakAnizokori Tehlikeli mi? Tarihin Bakışında Bir Dengesizlik Meselesi Bir tarihçi olarak geçmişe baktığımda, insan bedeninin her ayrıntısında bir metafor ararım. Göz bebeklerinin eşit olmaması anlamına gelen anizokori, tıpta nörolojik veya fizyolojik bir durum olarak değerlendirilir. Ancak tarih boyunca bu tür fiziksel farklılıklar yalnızca tıp biliminin konusu olmamış, toplumsal algının, kültürel sembollerin ve hatta iktidar ilişkilerinin de birer göstergesi olmuştur. “Anizokori tehlikeli mi?” sorusu bu yüzden yalnızca bedensel değil, aynı zamanda tarihsel bir sorudur. Çünkü dengesizlik, ister bedende ister toplumda olsun, insanlık tarihinin kırılma noktalarını belirlemiştir. Gözün Tarihi: Görmenin İktidarı Göz, tarih boyunca hem bilginin hem gücün sembolü olmuştur. Antik Mısır’da…
Yorum Bırak