Osmanlıcılık Hangi Savaşla Bitti? Psikolojik Bir Bakış Bir milletin ideolojileri, savaşlar kadar insanın içsel dünyasında da şekillenir. Tarihsel olaylar, sadece dışsal güç mücadeleleri değildir; aynı zamanda kolektif psikolojilerin, toplumsal inançların ve duygusal bağların da ürünü olan süreçlerdir. Bu yazıda, Osmanlıcılık ideolojisinin hangi savaşla sona erdiğini, psikolojik bir mercekten inceleyeceğiz. İnsanlar, toplumsal kimliklerini, ideolojilerini ve hatta devletlerinin varlık sebeplerini, büyük ölçüde duygusal ve bilişsel süreçler aracılığıyla inşa ederler. Peki, Osmanlıcılığın sonu, bu içsel dönüşümle nasıl şekillendi? Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan ideolojik dönüşümler, yalnızca askeri ve siyasi zaferlerle değil, aynı zamanda insanların psikolojik süreçleriyle de bağlantılıydı. İnsanlar, bir ulusun geleceğine dair…
Yorum BırakYazar: admin
Mucovit C 900 Kaç Gün Kullanılır? Bir Siyaset Bilimi Perspektifinden Bakış Herkesin hayatında bir an gelir, sağlık sorunlarıyla karşılaşır ve çözümler ararız. Şu soru da aklımıza gelir: Mucovit C 900 gibi bir takviyeyi kaç gün kullanmalıyız? Bir ilaç, sağlıkla ilgili olarak kritik bir çözüm sunarken, bizlere bu soruyu düşündürten esas soru şudur: İlaç, toplumsal düzende bizlerin yaşamını kolaylaştıran bir çözüm müdür, yoksa güç ilişkileri içinde bu çözüm, bize ne kadar özgürlük ve ne kadar bağımlılık sağlar? Siyasi düşünceyle ilgili her soru, doğrudan toplumsal ilişkilerle bağlantılıdır. İktidar, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık gibi kavramlar, yalnızca bireysel değil, toplumsal sağlığı da etkileyen dinamiklerdir.…
Yorum BırakKirli Sepeti 2. Sezon Oyuncuları: Toplumsal Yapılar ve Güç İlişkilerinin Ekrandaki Yansıması Bir diziyi izlerken bazen olay örgüsüne odaklanırız, bazen de karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerine. Fakat izlediğimiz her hikaye, sadece bir eğlence unsuru değil, aynı zamanda toplumsal yapılar ve bireysel deneyimlerin iç içe geçtiği bir yansıma olabilir. “Kirli Sepeti” gibi yapımlar, karakterlerinin üzerinden toplumsal normları, cinsiyet rollerini, kültürel pratikleri ve güç ilişkilerini sorgulama fırsatı sunar. Bu yazıda, “Kirli Sepeti”nin 2. sezonunda karşımıza çıkan karakterleri ve oyuncuları mercek altına alarak, dizinin toplumsal yapılar üzerindeki etkisini tartışacağız. Kirli Sepeti 2. Sezon: Oyuncular ve Toplumsal Yapıların Yansıması “Kirli Sepeti” gibi diziler, sadece hikayelerini…
Yorum BırakEsliha-i Atika: Kıt Kaynaklar ve Seçimlerin Ardında Yatan Ekonomik Gerçekler Hepimiz, bir şekilde kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İhtiyaçlarımız ve isteklerimiz sürekli artarken, onları karşılama imkânlarımız sınırlıdır. Bu dengeyi bulmak, bazen bizi zor bir karar verme sürecine sokar. Bu süreç, tıpkı eski zamanlarda olduğu gibi, bazen geçmişin yüklerini taşır ve bazen de yeniliklere doğru bir yol açar. İşte “esliha-i atika” kavramı, ekonominin en temel ilkelerinden birini sorgulayan bir soruşturma sunar. Eski silahların, savaşlar ve toplumsal yapılarla ilgili doğrudan bir anlamı olsa da, bu kavram ekonomide de önemli bir anlam taşır. Peki, “esliha-i atika” ne demek ve ekonomik bağlamda ne…
Yorum BırakBipolar Tip 3: Kültürler Arası Bir Bakış Açısıyla Antropolojik Bir İnceleme İnsanlık, farklı kültürler ve topluluklar arasında derin bir çeşitlilik sergiliyor. Her kültür, dünyayı anlamanın kendine has bir yolunu yaratmış; ritüeller, semboller, akrabalık yapıları, ekonomik sistemler ve kimlik oluşumu her toplumun kendine özgü bir anlam evreni yaratmasına olanak sağlamıştır. Ancak, dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürlerde benzer biçimlerde karşılaşılan bir durum var: zihinsel sağlık. Bipolar bozukluk gibi psikolojik hastalıklar, sadece biyolojik bir olgu olmanın ötesinde, kültürler ve toplumlar tarafından çeşitli şekillerde yorumlanmaktadır. Bu yazıda, bipolar tip 3 olarak adlandırılan bir durumu antropolojik bir perspektiften ele alacak ve kültürler arası farklılıkları…
Yorum BırakKarton Bardağa Ne Denir? Hadi gel, biraz durup düşünelim. Karton bardak… Neredeyse her gün kullandığımız, sabahları kahve alırken elimizde sıkça gördüğümüz bir şey. Ama gerçekten, “karton bardak” dediğimizde aklımıza tam olarak ne geliyor? Herkesin bildiği, ama belki de hiç üzerine düşünmediği bir nesne. Peki, bu karton bardakların tam olarak adı nedir? Nasıl bir dilsel evrim geçirmiştir? Belki de birçok insana sıradan gelen bu basit nesnenin ardında bir kelime ve kültürsel anlam gizlidir. Hadi gel, birlikte bakalım. Hepimizin Elinde Olan O Nesne Her sabah ofise giderken, mutlaka bir yerde karton bardakla karşılaşıyoruz. Bazen kahve alırken, bazen de soğuk bir içecek için.…
Yorum BırakSimit Yan Etkileri Nelerdir? Bir Felsefi İnceleme Hayat, basit bir simidin bile ardında derin anlamlar barındırabileceği bir yolculuktur. Simit, hepimizin yaşamında yer etmiş; bazen bir sabah kahvaltısının ayrılmaz parçası, bazen de bir anın tesadüfi tadıdır. Fakat, bu basit gıda maddesinin bedensel, zihinsel ve toplumsal etkileri üzerine düşündüğümüzde, asıl sorular devreye girer: Simit gerçekten zararsız mıdır? Sağlığımıza olan etkileri yalnızca fiziksel midir, yoksa daha derin, felsefi bir boyutu da var mıdır? Simit, hem ontolojik hem de epistemolojik bir mesele haline gelebilir mi? Bu yazı, simit ve onun yan etkilerini farklı felsefi perspektiflerden incelemeyi amaçlıyor. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi dalları…
Yorum BırakMuhakemetü’l-Lugateyn: Dil, İktidar ve Demokrasi Üzerine Bir Siyaset Bilimi İncelemesi Siyaset, her zaman sözcüklerle kurulur. Her iktidar, dil aracılığıyla kendini ifade eder, her toplumsal düzen, dilin yapısı ve normları üzerinden şekillenir. Dil, toplumsal yapıyı sadece yansıtan bir araç değil, aynı zamanda onu dönüştüren, yönlendiren ve şekillendiren bir güçtür. Peki, bir dilin gücü, toplumsal düzeni ne ölçüde etkiler? Bunu anlamak için, tarihsel ve kültürel anlamları derinlemesine incelemek gerekir. Türk dünyasında bu soruyu sorgulayan metinlerden biri de Muhakemetü’l-Lugateyn’dir. Eser, kelimelerin ve anlamların iktidar, kültür ve toplum üzerindeki etkilerini derinlemesine sorgular. Ancak bu inceleme, sadece dilsel bir etkileşim değil, aynı zamanda toplumların dinamiklerini…
Yorum BırakHayatta Önceliklerin Nelerdir? Hepimizin hayatında dönüm noktaları vardır. Kimimiz, bir sabah işe giderken, kimimiz ise akşam yemeği sonrası uzun bir yürüyüşte hayatını sorgular. O anlarda, “Hayatın gerçekten ne kadar kısa olduğunu düşünüyorum” dediğimizde, aslında önceliklerimizin ne olduğunu da sorgulamaya başlarız. Ya da belki de sadece işleri erteleme bahanesi… Fakat bir şey kesin: Önceliklerimiz zamanla şekillenir, değişir ve yaşamlarımızı etkileyen en önemli unsurlardan biri haline gelir. Peki, bizler için öncelikler ne demek? Hayatta neyin daha önemli olduğunu nasıl karar veririz? Tarihsel Perspektifte Öncelikler: Antik Düşünceden Günümüze Hayatta önceliklerin ne olduğunu anlamak için geçmişe bakmak önemli bir başlangıç olabilir. Antik Yunan’dan itibaren,…
Yorum BırakCPU Nedir? Bir Felsefi Bakış Açısı Giriş: Makine ve İnsan Arasındaki İlişki Bilgisayarlar ve makineler hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu dijital çağda her anımıza dokunan bir teknoloji var ve bu teknolojiler hızla gelişiyor. Peki, bu makineler, özellikle de onların beyinleri olan işlemciler, bizi ne kadar anlıyor? İnsanlar ve makineler arasındaki ayrım giderek daha belirsiz hale gelirken, bu soruyu sormak önemlidir: Teknolojik ilerleme, insan olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlıyor mu? Bu soru, felsefi bir derinlik taşır. Etiğin, epistemolojinin (bilgi kuramı) ve ontolojinin (varlık felsefesi) alanlarına girdiğimizde, bir bilgisayarın “beyni” olan CPU’nun (Central Processing Unit – Merkezi İşlem Birimi)…
Yorum Bırak