İçeriğe geç

Kopya çekince sınıfta kalınır mı ?

Kopya Çekince Sınıfta Kalınır mı? Bir Genç Yetişkinin Sınav Kaygılarıyla Yüzleşmesi

Bir Yaz Sınavı, Bir Hayal Kırıklığı

Sınav zamanı yaklaşırken içimde bir sıkıntı başlar. Yavaşça büyüyen, her geçen gün biraz daha kalbimi sıkan o garip hissi hatırlıyorum. Kayseri’nin o sıcak yaz günlerinden biriydi. Yalnızca birkaç hafta sonra son sınavlarıma girecek, o yılın sonunda bir adım daha ileri gidecektim. Ama ne yazık ki, bu sefer sınav değil, sınav kaygısı beni yataklardan kalkamayacak kadar sarhoş etti.

Benim için sınavlar, sadece doğru cevapları bilmek değil, aynı zamanda o ana kadar ne kadar savaştığını gösterebilmekti. Her şeyin üstesinden gelmeye çalışan, hayal kırıklığına uğramaktan korkan, ama aynı zamanda başaracağına inanan biriydim. Ama bu kez her şey farklıydı.

Sınav öncesi geceyi hatırlıyorum. Hava serin, sokakta sessiz bir hava vardı. Tüm kitaplarımın arasına bir not bıraktım: “Yapabileceksin.” Ama bile bile bu notun sadece kendimi kandırmaktan ibaret olduğunu biliyordum. Sonunda, sınavın başlamasına yalnızca birkaç saat kaldığında bir düşünce aklıma geldi: “Biraz kopya çeksem, belki kurtulurum.” Bu düşünce bir anda kafamı sarmıştı. O an her şey kararmıştı, sınavdan sonra beklediğim neşeli sohbetler ve tatlı tatlar uzaklaşmıştı.

O An ve Bir Karar

Sınavın yapıldığı sınıfa girdiğimde her şeyin çok garip olduğunu hissettim. Diğer öğrenciler derin bir konsantrasyona girmiş, yüzlerinde bir tür karanlık bir hava vardı. Öğretmen sınıfa girmeden önce herkes sessizdi. Arka sıralarda, boş bir masada, sınav kağıdımı aldım. Sanki zaman durmuş gibiydi. Kağıda bakarken kelimeler o kadar büyümüştü ki, onları tek tek okuyamıyordum. Akşamdan beri kafamda beliren o düşünceyi hala unutamıyordum: “Belki bu kez yapabilirim.”

Ama o an, önümdeki masada duran arkadaşıma göz ucuyla baktım. Onun kağıdında yazılı olan her şey bana bir umut ışığı gibi geldi. Evet, gözlerimle izledim, doğruyu bulmayı umut ettim. Ama bir şeyler eksikti. O an, kopya çekmeye karar verdiğimi fark ettim. O kadar çaresizdim ki, bir şey yapmam gerekiyordu. Kalbimdeki bu korku, bu heyecan, beni sarmıştı.

Sınav bitiminde, elimi kağıdıma attığımda o hissi tekrar yaşadım: “Bunu yapmamın bedelini ödeyecek miyim?” Sadece bir kağıt değildi; aynı zamanda tüm yılın, tüm çabaların ve bazen kırgınlıkla geçen günlerin yansımasıydı. Şimdi, öğretmenin ne yapacağını beklemekten başka çarem yoktu. Ben, o soruları geçtim mi, yoksa onları sırf başkalarına bakarak çözmeye mi çalıştım, düşünmeden yapmıştım.

Yüzleşme ve İçsel Hesaplaşma

Sınavdan sonra hiçbir şey hemen olmadı. Beklediğimizden uzun bir süre sonra, sonuçlar açıklandı. İçimde her şey garip bir şekilde yerli yerine oturdu. Evet, kopya çekmiştim ama sonuç ne oldu? Sınıfta kalmadım, ama içimde bir kırılma vardı. Yalnızca kağıdımda değil, ruhumda da bir kırılma vardı. İçimden bir ses “bunu hak ettim mi?” diye soruyordu. Gerçekten sınıfta kalmak, o an her şeyin sona ermesi demek olur muydu?

Sınıfta Kalınır mı?

Sınıfta kalmanın tek ölçütü notlar değil, içsel denge ve dürüstlük de olmalı. O gün o sınavı geçebilmek için yaptığım şey aslında bana sadece geçici bir rahatlama sağladı, ama uzun vadede bu rahatlık ne kadar anlamlıydı? Belki de kopya çekmek, sadece bana geçici bir başarı verdi, ancak kendi içimdeki kaygıyı ve kararsızlığı pekiştirdi. O sınavdan sonra, o kadar kaygılıydım ki, en basit sorularda bile kendime güvenim kalmadı. O kadar ağır bir vicdan yüküyle sınavı geçsem de aslında sınıfta kalmam gerekiyordu. Kendimle kalmam, yalnızca doğruyu yapmak ve bu doğruyu kabul etmek gerekiyordu.

O sınavın sonunda, hayal kırıklığını, korkuyu ve umudu bir arada yaşadım. Ama en büyük dersim şuydu: Kopya çekmenin ne kadar kolay olduğu, aslında içindeki gerçek başarıyı bulmanı engellediğiydi. Evet, sınıfta kalınır mı sorusunun cevabı bir notla belirlenmeyebilir, ama insanın kendi içindeki dengeyi bulması çok daha önemli.

Sonuç: Kendime Karşı Dürüst Olmak

Kopya çektiğimde kazandığımı sanmıştım, ama aslında kaybetmiştim. Çünkü asıl kazanılacak şey, gerçek başarıydı, hatalarla, zorluklarla ve en önemlisi dürüstlükle yüzleşmekti. Şimdi o zamanları düşündüğümde, sınavı geçip geçmemin pek de bir önemi yoktu. Çünkü sınıfta kalmak, yalnızca bir son değil, yeni bir başlangıç için bir fırsattı. Belki de en büyük dersim buydu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
grandoperabet resmi sitesitulipbetgiris.org